2017
Üzüntü ve korku içinde bekliyoruz bundan sonra olacakları. Baskının, ötekileştirmenin ve haksızlıkların artacağını; özgürlüklerin yavaş yavaş elimizden kayıp gideceğini vatanımızı böylesine uzaktan izlemek, sanılanın aksine daha az acıtmıyor. Belki tam tersine… Uzaklık, çaresizliği daha da keskinleştiriyor.
Kabahat kimde?
Muhalefetin acizliğinde mi,
AKP’nin arsızlığı ve zorbalığında mı,
MHP’nin kaypaklığı ve cehaletinde mi,
bizim gibi batan gemiyi terk edenlerde mi,
her şeyi görüp görmemiş gibi yapanlarda mı,
korkudan sus pus olanlarda mı,
“bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyenlerde mi?
Sanırım bu noktaya gelinmesinde hepimizin payı var. Kiminin susarak, kiminin kabullenerek, kiminin kaçıp kurtulduğunu sanarak…
Ama sonuç değişmiyor.
Ülkem adına çok üzülüyorum. Bugün boğazımda bir düğümle geçti. Aklım hep oradaydı. Burada iş yaparken elimi yaktım; parmaklarım hâlâ çok acıyor, bu yüzden daha fazla yazamıyorum. Ama asıl acı elimde değil. Kalbimde.
O ne kadar sürer, bilmiyorum.
Leave a comment
0 Comments