2017
Bugün cuma. Kızların North Shore’daki dershane eğitimi bugün bitiyor. İlk gün İpek gitmemek için çok direndi ama sonraki günlerde kursu gerçekten sevmeye başladı. Okulda verilen eğitimin akademik boşluklarını doldurması açısından ben oldukça memnunum. Öğretmenler, bilinen ve saygın kolejlerden gelen kişiler; işlerini iyi yaptıkları çok belli.
Daha önce yazmıştım ama tekrar edeyim: Öğrencilerin tamamı göçmen ailelerden geliyor. Ders çalışmaya ve disipline önem veren Hintli ve Asyalı aileler çoğunlukta. Kızları almaya giderken gözlemlediğim bir şey var: insanlar birbirleriyle selamlaşmıyor. Burası tam anlamıyla bir “nezaket-free zone”.
Hani basit şeyler vardır ya; yol vermek, tebessüm etmek, teşekkür etmek, ayaküstü iki laf etmek… Asyalılar adeta robot gibi. Ne gülüyorlar ne de burada çok doğal olan küçük sohbetlere giriyorlar.
Aslında burada iki uç yaklaşımı bir arada görmek mümkün.
Birincisi “Avustralya kafası”:
Kibar, neşeli, hayatı seven, doğayla barışık, yol veren, teşekkür eden, tebessümü bol, kendini fazla zorlamayan, hırslı olmayan, işleri pratikten halleden, gerektiğinde küçük bir manevrayla ortadan kaybolmayı da dert etmeyen bir yaşam tarzı.
İkincisi ise:
Ders, ödev, çarpım tablosu, kağıt kalem ve sınavla yaşayan; sokağa çıkmayan, spor yapmayan, ağır çantalarla kamburu çıkmış, gözleri kitaplardan ya da ekranlardan bozulmuş, kalın gözlüklerin arkasından hedefe kilitlenmiş çocuklar.
İlk gün öğretmen, sınıfta İpek’in yazdığı metni çok beğenip tüm sınıfa okuyunca, bazı kızlar bizimkine ciddi şekilde bilenmişler.
“Zaten her sınıfta böyle her şeyi çok güzel yapan, kendini beğenmiş tipler olur,” gibi şeyler söylemişler.
Sanırım İpek okulunda rekabet nedir pek bilmiyordu. Çünkü okulda herkesin kendi hızında ilerlemesi vurgulanıyor. Oysa burada oldukça rekabetçi bir ortam var.
Neyse… Yoğunlaştırılmış tatil programı bitiyor. İki kızımın da bu kurstan faydalandığını gözlemliyorum; bu benim için iyi bir gösterge. Özellikle pratik düşünme ve hızlı çalışma becerilerinin gelişmesi gerekiyordu. Getir–götür kısmı benim için yorucu oldu ama sabah erkenden uyanıp İpek ve Defne’yi odalarında ödev yaparken görmek bütün yorgunluğumu alıyor. Okul çok fazla ödev vermiyor; umarım bu kurs sayesinde düzenli çalışma alışkanlığı kazanırlar.
Leave a comment
0 Comments