2017
Paskalya tatili başladı. Dört günlük resmî tatille birlikte, salı gününe kadar neredeyse bütün ülke tatilde. Son anda arkadaşlarla bir plan yapıp güneye gitmeye karar verdik. Hepimize iyi gelecek bir hava değişikliği olacağına inanıyorum.
Yarın sabah erkenden üç araba yola çıkıyoruz. Oteller günlerdir doluydu; son anda bir yer bulabildik. Şehir şimdiden boşaldı bile. Herkes bir yerlere kaçmış gibi… Biz de iki gece Busselton’da konaklayacağız.
Hazırlıklar tamam: sigara böreği, Rus salatası, kek yaptım. Sabah da yumurta haşlayacağım 🙂
Harvey’deki Kaptan Stirling’in kulübesini Türk usulü kahvaltımızla “kokutacağız”.
Yazın son gününü uğurlamak için geçtiğimiz salı günü Point Walter’a gittik. Verdalar’ın kanosuna bindim; hayatımda ilk kez kano ile açıldım suya. Swan Nehri’nin derinliklerine bakmaya her ne kadar içim ürperse de, suyun ortasında, uzaktan geçen teknelerin oluşturduğu dalgalarla hafif hafif sallanan o kano üzerinde, ömrümün en mesut anlarından birini yaşadım.
Kendimi sanki dev bir balinanın sırtına emanet etmiş gibiydim. Sessiz, berrak sularda süzülmek; doğaya teslim olmak… Anlatması zor, hissi tarifsiz bir huzur verdi bana. Otuz yediden sonra bir şeyi ilk kez deneyimlemek ise ayrı bir umut verdi. İnsan hâlâ şaşırabiliyor, hâlâ yeni bir “ilk” yaşayabiliyormuş.
Okul tatili boyunca hep arkadaşlarla buluştuk; havuzdu, şuraydı burasıydı derken gezip durduk. Pazartesi günü kızların dershanesi (North Shore) başlıyor. Bir hafta şoförlük yapacağım. Geri kalan zamanımda ise…
Belki yine yazarım,
belki ödev yaparım.
Hayatın temposu bazen yavaşlıyor, bazen hızlanıyor ama akmaya devam ediyor.
Ve biz de onunla birlikte.
Leave a comment
0 Comments