Avustralya Ekim 2015
Türkiye’de maç izlerken çok duyduğum bir terimdi “oyun soğutma.”
Bu millet bunu nasıl başarıyor bilmiyorum ama inanılmaz iyi yapıyor. Herkes bir serin, herkes bir geniş; en önemli şeyler bile öyle bir serinkanlılıkla idare ediliyor ki…
Sanki ruhu çekilmiş bir memleket—oyun hep soğutuluyor; dolu dizgin yaşayamıyorsun sevincini bile.
Mesela Türkiye’de ev alırken hoop gezersin, anlaşırsın, taşınırsın.
Burada ise 16 Ağustos’ta başladığımız ev alma macerası, onlarca aşamadan sonra nihayet sonuçlandı. Ama süreç öyle uzun ve çetrefilli ki eve girene kadar heyecan filan kalmıyor.
Ev alma süreci şöyle:
Satılığa çıkan evlere bakıyorsun
Yazılı teklifte bulunuyorsun
Teklif reddedilirse başa dönüyorsun; kabul edilirse…
Mortgage broker bulup kredi başvurusu yapıyorsun
Banka sicil sorgulaması yapıyor (birkaç hafta)
Kredi onaylanırsa settlement agent tutuyorsun
Evin pest & structure inspection’ı yapılıyor
Rapor sorunsuzsa final inspection alıyorsun: Taşınmadan önce son kez evi geziyorsun, kırık dökük varsa not ediliyor
Devletin verdiği 3 bin dolarlık First Home Owner Grant için başvuruyorsun
Settlement yapılıyor: resmî devir teslim
Taşınma… Hayırlı olsun :)
Devlet 3 bin dolar veriyor ama 21 bin dolar stamp duty (harç/pul/masraf) alıyor.
Eğer evin %20’sini peşin vermezsen mortgage insurance diye yaklaşık 20 bin dolarlık bir masraf daha çıkıyor.
Burada mortgage faizleri yıllık %3.4 civarında.
Ödeme süresi 30 yıl.
Erken ödemenin cezası yok; fazla ödersen toplam ödeme değil, kalan süre kısalıyor.
İstediğin zaman refinance yapabiliyorsun; sabit/faiz türünü değiştirebiliyorsun.
Leave a comment
0 Comments