2017
Çarşamba gelmemiz çok iyi olmuş. İlk iki gün akşam 7’de yatıp gece 4’te kalktık. Yavaş yavaş uyku düzenimiz oturmaya başladı. Akşama doğru baş ağrısı, yorgunluk ve sersemlik hissediyoruz ama yine de çok fena değiliz. Dinlenmek çok iyi geliyor.
Geldiğimizden beri dişçi, doktor, psikolog, veteriner… Tıpla ilgili ne alan varsa gittik. Bütün randevularımızı ve işlerimizi bitirdik. Bahçe kontrolden çıkmış; otları yolacak, çimleri biçecek birilerini arıyorum. Garage sale yapmayı planlıyordum ama iptal ettim, onu yapacak hâlim yok. Çamaşır, bulaşık, mutfak alışverişi yapıldı. Arkadaşlarla buluştuk; sohbet, muhabbet, catch up yapıldı. İki tane yeni kedi aldık. Çok tembel ve minnetsizler. Eski kedimizi özlüyoruz.
Ödevimin sadece referans listesi kaldı; onu da yazıp göndereceğim.
Pazartesi okulda Rice Babies projesine başlayacağız, o yüzden bugün gidip pirinç falan alacağım.
Posta kutumuzda bir sürü mektup birikmişti. Australian Taxation Office’ten bir mektup gelmiş; 2012–2013 mali yılından devlete 300 dolar borcumuz varmış. Meğer fazla çocuk yardımı almışız, onu geri istiyorlar. Baş üstüne. Yerel seçimlerde belediye meclis üyesi seçilecekmiş, onun kâğıtları gelmiş. Geri göndermem gerekiyordu, unuttum. Aynı cinsiyet evliliğiyle ilgili ne düşündüğümüzü soran resmî bir belge de gelmiş. Son zamanların büyük tartışma konusu bu. Arabanın servis hatırlatması gelmiş… falan filan.
Yazının üstteki bölümünü sabah yazmıştım. Şimdi saat 5. Arada çok şeker bir arkadaş buldum kendime. Türkiye’den bir ay önce gelmişler. Beni bu site aracılığıyla bulmuş. Telefonlaştık, sonra kısacık bir arada görüştük. Onunla geçirdiğim zamanda ben de sanki buraya yeni gelmişim gibi hissettim; heyecanlandım. Bildiğim şeyleri onunla paylaşmak için daldan dala atlamama rağmen çok güzel bir sohbet oldu (umarım sadece ben öyle düşünmüyorumdur). Şimdi kendimi daha da zenginleşmiş, mutlu ve mesut hissediyorum. Buradaki her yeni başlangıcın herkese mutluluk, huzur, bereket ve başarı getirmesini tüm kalbimle diliyorum.
Leave a comment
0 Comments