2017
Hani çocuklarımıza hep “Sen mutlu ol, yeter ki sen mutlu ol” filan diyoruz ya. Aslında onda ufak bir değişiklik yapmamız gerekiyor. “Always be kind and be happy” demek daha iyi. Be kind kısmı, başkalarına iyi davranmak ve onların mutluluğu için de bir şeyler yapmak demek. Bizimkilerle artık öyle konuşmaya başlayacağım.
Karşı komşunun kızları geldi, sonra ev işlerini yapmak için geri gittiler. Ben kızlara, okuldan geldiklerinde çantalarını boşaltmak, üstlerini değiştirmek ve ayakkabılarını yerine kaldırmak için her gün 1 dolar vaat etmiştim. Komşu bütün ev işleri için haftada 2 dolar veriyormuş. Hem de yapmaları gereken kişisel işler değil; ama kedi veya köpeğin yatağını yapmak, odalarını toplamak, ev işlerine katkıda bulunmak gibi şeyler. Benim kızlar beni resmen soyuyorlarmış da haberim yok. Avustralyalılarla daha yakınlaşıp çocuklara sorumluluk kazandırmak konusunda daha çok şey öğrenmem gerek.
(Geçen anlattığım veli pek de iyi bir örnek değil. Bir de itiraf zamanı: Sanırım ben okulda —disiplin konusunda— iyi bir öğretmenim ama kendi çocuklarıma karşı o kadar da tutarlı olamıyorum. Her ne kadar kızımın gözlüğünü taktıramayacak kadar yumuşak olmasam da sözümü dinlemedikleri oluyor.)
İki aylık elektrik faturası gelmiş, ilgilenen arkadaşlar için: 359 dolar. Kışın fatura tavan yapıyor; hem ısıtmayı kullandığımız için hem de güneş panelleri yazınki kadar elektrik üretmediği için. Son 10 gündür hava sürekli yağmurlu. Bahçedeki nane coştu, roka neredeyse ağaca döndü. Ortalığı ot bastı. Kapalı hava biraz kasvetli ama doğa için iyi.
Komşunun kızlarıyla konuştuk, küçüğü Defne’yi önüne kattı. Defne’nin odası 5 dakika içinde pırıl pırıl toplandı. Az önce Defne gelip “Can I use the vacuum cleaner?” dedi. “Hayatımda duyduğum en güzel soru bu,” diye karşılık verdim. Bir de süpürdüler odayı. Bu kızlar hep gelseler bize…
Dünkü kasvetli hâlime tamamen ters bir hâldeyim şu anda. Sevecen ve mutlu. Siz de öyle olun inşallah.
Leave a comment
0 Comments