2018
Cumartesi günü St. Patrick’s Day kutlaması varmış. Milwaukee’nin şehir merkezinde farklı grupların yürüyüşleri ve gösterileri yapılacakmış. Azıcık da güneşi görünce dayanamadık, attık kendimizi sokağa. (Videoyu yükledim.)
Biraz insan görmek, canlı ve cıvıltılı bir ortamda bulunmak iyi geldi.
Oradan çıktık, akşama doğru Kemal “Hadi hockey maçına gidelim” dedi. Başta pek istekli değildim. “Hockey ne ki? Ne nasıl oynandığını biliyorum ne de maç severim” diye düşündüm ama gidince hayatımın en eğlenceli anlarından birini yaşadım. Adamlar her şeyi o kadar güzel ve cazip hale getirmişler ki şaşırdım kaldım. Oyun çok hızlı akıyor, oyuncular tak tak değişiyor, kim oynuyor kim çıkıyor belli değil. Sürekli ara veriliyor; aralarda gösteriler, maskotlar, zeplin gibi uçan bir şey dolaşıyor. Müzik çok güzel ve heyecanlı. İnsanların tepkileri, tek bir ağızdan “owww”, “oooohh”, “woooo” diye bağırmaları…
Artık ben bir hockey fanı oldum :) Hiçbir maçı kaçırmayacağım!
İnsanlar çok terbiyeliydi. Çoluk çocuk, yaşlı genç herkes gelmişti. Resmen sporu sevdirmek için organize edilmiş muhteşem bir ortam vardı. Yiyecek, içecek bol ve çeşitliydi. Güvenlik vardı. Stadyuma giriş çıkış kolaydı. Kendini güvende hissediyorsun ve en güzeli de gerçekten çok güzel vakit geçiriyorsun. Biletler 23 dolardı. Stadyumdan çıkıp 20 adım atınca arabamızı park ettiğimiz yere geldik, o da çok kolay oldu; trafiğe de yakalanmadık.
Stadyuma girerken herkesin elinde oyuncak ayı vardı. Biz de “Bu nedir?” diye düşünüyorduk. Ev sahibi takım bir sayı atınca birden herkes elindeki teddy bear’ları sahaya atmaya başladı. Yağmur gibi teddy bear yağdı; arkadakiler öne doğru atıyor, eğer sahaya ulaşmazsa öndeki alıp tekrar fırlatıyor falan. Meğer bir fundraising varmış; ihtiyaç sahiplerine, bir insani yardım kuruluşuna gidiyormuş bu ayıcıklar. O da çok eğlenceliydi.
Kemal, “Sizi bir de basketbol maçına götüreyim, o zaman görün eğlenceyi” diyor. Bakalım :)
Leave a comment
0 Comments