2018
Şu an okulun kütüphanesinde kendi odamız var.
Günde 4 saat çalışıyorum. Kindergarten’dan 3. sınıfa kadar öğrencilere destek oluyorum. Çocukları dinliyorum, okuma geri bildirimi veriyorum, bazen birebir çalışıyorum.
Stres? Yok.
Tükenmişlik? Yok.
İnsanlar nazik, sürekli teşekkür ediyorlar.
Maaşım büyük değil ama özgeçmişime göre adil bir ücret verdiler. Kurumsal sistemin düzeni, kimlik kartı, e-mail, her şeyin kolay ilerlemesi bana yeniden umut verdi.
Bu yoğunluğun içinde hayat akmaya devam etti:
Ağustos’ta Milwaukee Public Library’de çocuklara ebru yaptırdım
Başka bir kütüphane yetişkinler için kurs istedi 1 Aralık’ta onlara kurs verdim
Gectigimiz aylarda Kanada’ya, Toronto ve Niagara’ya gittik
Toronto’yu çok sevdim
Niagara doğal olarak büyüleyiciydi ama çevresi fazla turistikti
Çin Mahallesi’nde yediğim dim sum hâlâ aklımda, yok boyle bir lezzet!
Ed Sheeran provasını uzaktan izledik
Kızlarla gerçekten bağ kurduğumuz bir yolculuk oldu
Sonra Eylül geldi:
TURAM Turkish American Folk Dance ensemble ile halk oyunlarına başladım
Spor salonuna üye olduk ama pek gidemedik
Kızları yüzme kursuna götürdüm
Avustralya’daki tezimi bitirmeye çalıştım
Ipek MYSO'ya kabul edildi ve Milwaukee Youth Symphony Orchestra ile keman çalmaya başladı
Defne izciliğe katıldı
Destination Imagination takımına gönüllü oldum
araba kazasi yuzunden boyun tutulması → fizik tedavi → doktorlar…
Tüm bunları yazınca anlıyorum:
Uzun süre yazamamamın sebebi tembellik değil, hayatın kendisiydi.
Ve işte şimdi, buradayım.
Yeniden yazının başında.
Leave a comment
0 Comments